Modernizm ve doğalcılığın en lüks birleşimi olan bu parça, 1970’li yılların Fransız tasarım dünyasına damgasını vuran ünlü heykeltıraş Jacques Duval-Brasseur imzası taşıyor. İşlevsel bir objeden ziyade yaşayan bir heykel niteliğinde olan bu nadir abajur, sanatçının imzası haline gelen organik formları bir ağaç dalının zarif kavisleriyle hayat bulduruyor. Pirinç dokusunun masif mermer kaide ile buluşması, 70’lerin o kendine has "Brutalistik" ama son derece sofistike estetiğini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.
Kök salmış hissi veren ayak yapısı ve yukarı doğru filizlenen dal formu, Duval-Brasseur’ün doğaya olan hayranlığını ve metal işçiliğindeki rakipsiz ustalığını kanıtlıyor. Geometrik hatlara sahip şapkası ise bu organik gövdeyle şık bir kontrast oluşturarak ışığı bir sanat eserine dönüştürüyor. Günümüzde uluslararası koleksiyonerlerin ve üst düzey iç mimarların en çok aradığı parçalar arasında yer alan bu eser, yalnızca bir aydınlatma değil, mekanın ruhunu kökten değiştiren bir başyapıt niteliği taşıyor.